Anasayfa Okul Başarısı

Doç Dr Sefa Saygılı

13.10.2008

Çocuğumuzun okuldaki başarılarının artması için özellikle derse karşı gösterilen sıradan sayılan başarılarını ( meselâ sınıfta söz alma, dersin birinden alınan yüksek not gibi) bile anne baba olarak desteleyelim, övgü dolu sözlerle karşılayalım. Bunlar çocuğun derse karşı ilgisini artıracaktır.

Yine sadece derste değil başka olumlu bir aktivitesi halinde de çocuğumuzu cesaretlendirelim, teşvik edelim.

Ancak desteği anne baba olarak birlikte sağlayalım. Ders konusunda hem anne hem babanın ilgilenmesi çocuğun bu konuda daha dikkatli olmasını sağlar.


Başarı için çocuğumuzu başkalarıyla kıyaslamak çok yanlıştır. Çünkü her bireyin ayrı kabiliyet, beceri, zekâ ve kendine has vasıflarının olduğunu unutmamak gerekir. Başkalarının kopyası olmaya zorlamak çocuğa karşı saygısızlıktır.




OKUL HER ŞEY DEĞİL

Bazı aileler çocuğu okula verince tam anlamıyla eğitileceklerini düşünürler ve kendileri devreden çekilirler. Bu yanlıştır.

Günümüzde aile çocukla yine yakından hattâ eskisinden de çok ilgilenmelidir. Çocuk, yalnızca okul ortamında değil, okul dışı zamanlarda da ilgiyi, yönlendirmeyi beklemektedir. Buna muhtaçtır.

Şu da var: Çocuğumuzun okul dışında yetenekleri de olabilir. İyi koşuyordur. El işi veya resim yapabiliyordur. Yüzmesi veya sesi güzeldir.

Onun yeteneklerini keşfedip takdir ettiğimizi ona gösterelim, geliştirmesine ve ortaya çıkarmasına yardımcı olalım.

Çocuğumuzun gelecekteki hayatında başarılı olmak için en başta kendine güvene ihtiyacı vardır. Ve biz bunu, daima yanında olduğumuzu ona göstererek sağlayabiliriz.

Ayrıca öğrenen bir kişi çok yönlü olmak zorundadır. Çünkü karşılaştığımız birçok problemin çözümünün ipuçları çok yönlü bir altyapının içinde saklıdır.

Bu yüzden çocuğumuzun değişik konularla ilgilenmesini ve merakını teşvik etmeliyiz.



KIRIK KARNEYE NE YAPMALI?

Olumsuz tepki gösterdiğimizde akademik başarılanını olumsuz yönde etkileneceğini bilelim. Hata bulmaya çalışmak yerine yapıcı yaklaşır, olumlu destek verirsek, düşük notlar zamanla daha iyiye gidip düzelecektir.

Bir çocuğu zayıf performansından ötürü eleştirmek, çocuğun daha iyi çalışmasını sağlamadığı gibi üzerinde ters etkiye yol açacak bir baskı oluşturur.

Bu yüzden çocuğumuzun niçin böyle bir karne getirdiğini araştırmak, sebeplerini bulmak ve giderme yollarını aramak gerekir. Bunu da soğukkanlı bir şekilde yapmalıyız. Öfkenin, hele kaba kuvvetin faydası olmayacaktır.



BEDENSEL ÖZÜRLER BAŞARIYI ENGELLEYEBİLİR

Çocukta bir öğrenme problemi ortaya çıktığında daima önce bedensel arıza araştırılmalıdır. İşitme zorluğu veya göz bozukluğu, nörolojik özürler, hormon dengesizlikleri ya da olgunlaşmanın gecikmesi çocuğun öğrenme verimini etkiler.

Bu yüzden çocuğumuzun başarısızsa kulaklarını, görmesini kontrol ettirelim. Veya hormonlarla ilgili bir bozukluğu mu var diye araştıralım.

Yine ders başarısını engelleyen büyük etkenlerden biri de çocuğun zekâ kapasitesidir. Bunu da hesaba kalalım.



SORULARA CEVAPLAR

Soru: Ev ödevlerine her zaman aynı saatte mi başlamalıdır?

Cevap: Hayır, fakat günün akışı içinde belli bir zamanda başlasın. Böylece öğrenme motivasyonunda bir otomatikleşme sağlanır. Hergün aynı saatte çalışma alışkanlık haline gelir ve daha iyi öğrenir.

Soru: Çocukların okuldan geldikten sonra bir süre dinlenme molası vermeleri gerekli mi ve bu ne kadar sürmelidir?

Cevap: Çocuklar bireysel olarak farklıdır. Bazı çocuklar okuldan sonra doğrudan derslerini yapmaya başlar ve durdurulamazlar. Hemen bu konuyu kafalarından atmak isterler. Bazıları bir dinlenme molasına ihtiyaç duyar.
Her çocuğun en verimli çalıma zamanı değişebilir ve biz bunu gözlemle anlayabiliriz. Aslında en doğru olanı, öncelikle ev ödevini yapması ve sonrasında dersini bitirmenin huzuruyla üzerinde baskı olmadan günü rahat geçirmesidir.

Soru: Çalışma masasında rahat çalışması için çocuğumun neye ihtiyacı var? 

Cevap: Çalışma için ihtiyacı olan her şey muntazam toplanmış ve kullanıma hazır durmalı, fakat çalışma sahasını daraltmamalıdır. Defter ve kitaplarını renkli kâğıtlarla kaplarsak çocuk daha zevkle çalışır.
Ayrıca gereksiz eşyaların erişim mesafesinde bulunmaması gerekir. Böylelikle dikkati dağılmaz.

Soru: Çocuklarım ille de ben yanlarında oturunca ders çalışabiliyor. Ne yapmalıyım? 

Cevap: Çocuklarımız ders çalışırken yanlarında oturup onların her yaptığını dikkatle gözlediğimiz zaman hata yapmalarını önlemeye yardımcı oluruz. Kendi başlarına hata yapma ihtimali artar.
Ancak hata yapma da öğrenmek için bir fırsattır. Arada yalnız bırakarak kendi başlarına çaba göstermek konusunda güvenlerinin pekişmesine fırsat tanıyalım.
Biz yakınlarındaysak güven içinde gayret gösterirler. Ancak yanlarından ayrıldığımız zaman endişeler başlar ve yaptıkları işi bırakabilirler. Derse nasıl başlayacaklarını, önce ne yapacaklarını sorarsak yanlarındayken de bağımsız davranmalarını sağlayabiliriz. Böylece gerçekten yardım etmemiz gerekip gerekmediğini de anlamış oluruz.
Çocuklar bir süre çalıştıktan sonra yaptıkları kadarını göstermelerini isteyelim. Doğru yolda olup olmadıklarını kontrol etmiş oluruz. Hem hata yapmış olsalar da çok ilerlemediklerinden düzeltmek için çok zaman harcamaları gerekmeyecektir. Biz de yanlışı kısa yoldan nasıl düzeltecekleri konusunda fikir veririz.


Soru: Sürekli okul ve öğretmen değiştirmek yanlış mıdır?

Cevap: Elbette doğru değildir. Çocuk alıştığı arkadaşları ve öğretmeni arayacaktır. Yeni sınıfında tekrar çevre oluşturmak, kemikleşmiş arkadaş gruplarına kendini kabul ettirmek gayretine girecektir.


Soru: Anne baba özellikle akşamları televizyon seyrederken çocuğa dersin var veya konu senin için uygun değil diye yasaklıyor. Çocuğa karşı ne kadar adil olur?

Cevap: Tabiî ki adil değildir ve yanlıştır. Çocuk zahmet içinde ders çalışmaya uğraşırken aklı televizyonda kalacaktır. Böylelikle de anne babasına kızgınlık duyacak, dersi iyi vakit geçirmesine engel bir faaliyet olarak görüp soğuyacaktır.
Anne babanın televizyonu kapatarak seyretmediklerini göstermeleri çocuğun derse hevesini ve sevgisini artıracaktır. Bu fedakârlığı çocuğumuz için yapalım.


Soru: Çocuklara kural konduğu halde uymuyorsa, ceza versen de yapmayacağım diyorlarsa ne yapalım?

Cevap: Çocuklar böyle kurallara karşı çıkarak hem güçlerini hem de anne babanın tutarlı olup olmadığını ölçerler.
Öncelikle kural koyarken dikkatli olalım. Gerçekten böyle bir kurala ihtiyaç var mı ? Varsa uygulanması için titiz davranalım ve disiplinli bir şekilde takip edelim. Çocuk bizim katı olduğumuzu anladığında kurala uyacak ve bize de, kendine de güveni artacaktır.
Ama bir kez kuralı çiğnedi mi devamı gelir ve disiplin işe yaramaz olur.


Soru: 9 yaşında bir kızım var. Odasında televizyonu var. Ders çalışırken televizyon izlemeyi tercih ediyor. Ders notları ise 4 -5 arası. Daha ciddi ders çalışmasını sağlamak için ne yapmalıyız?

Cevap: Aldığı notlar zekâsının yüksek oluşuna ve sınıfta dersi dinlemesine bağlı olabilir. Fazla ders çalışmasa da iyi not alabilir demektir. Ama ileriki sınıflarda böyle olmaz.

Hemen televizyonu çocuğun odasından çıkarın. Dersle birlikte olmaz. Çocuk dikkatini ya derse ya da televizyona yöneltir. Yoksa ders verimi düşer.

Soru: Kızım düşük not aldığında kızarım korkusuyla söylemiyor. Onun güvenini kazanıp doğruyu söylemesi için ne yapabilirim?

Cevap: Kendisine kızmayacağımız konusunda garanti verelim ve bundan emin olmasını sağlayalım. Yardımcı olmak istediğimizi, düşük notlarını da bilmemiz gerektiğini izah edelim. Zamanla güveni gelişecektir.

Soru: Anne babası dağınık olmadığı halde lise son sınıfa giden oğlumun dolabı, kitapları her şeyi dağınık. Orada burada bulunuyor. Ne yapsak değiştiremiyoruz. Önerileriniz nelerdir?

Cevap: Titizlikle takip edelim ve bıkmadan usanmadan düzenini kontrol edelim.
Odasını düzeltmezse harçlığını keselim. Toparladığında onu tebrik edelim, memnuniyetimizi bildirelim, tekrar düzenlenmesi için teşvik edelim.

Soru: Çocuğa ders konusunda aşırı yüklenme doğru mudur?

Cevap: Çocuğumuzla birlikte çalışırken veya çocuğumuzun derslerine yardım ederken öfkeleniyor ve kızıyorsak onu çok zorlamaya başlamışız demektir. Acaba öğrencilik hayatında başarısız mı geçti? Çocuğumuzdan bunun rövanşını mı almasını itiyoruz?
Yok biz sakinliğimizi koruyor çocuklarımız huzursuzsa şu konuları gözden geçirelim:
Ondan yapmasını beklediğimiz şey çok mu zor? 
Biraz soluklanmak veya bir şeyler yemek ihtiyacında mı?
Derse ara verilmesini mi istiyor ?
Bu durumda mola verelim. Bir süre istirahattan sonra yeniden çalışmaya başlayalım.

Soru: Başarıyı ve takdiri kolayca kazanmak için uydurmaya başlayan çocuk için ne yapmalıyız?

Cevap: Onunla açıkça konuşalım. Bu durumun farkında olduğumuzu, böylece bir yere varamayacağını söyleyelim. Ayrıca takdirde de aşırıya gitmeyelim.